Türkiye’nin En Büyük “Sağlık” Ayıbı: LOSEV Hastanesi

Bu başlığı açarken uzun uzun düşündüm. çünkü bu durum ülkemizin kanayan bir yarası haline gelmiş durumda.

2004 yılından bu yana gönüllü olarak hizmet verdiğim ve çalışmalarından her platformda övgüyle söz ettiğim LÖSEV lösemili çocuklar vakfı’nın Ankara’da 2016 yazında faaliyete geçen bir hastanesi var, ismi LÖSANTE. bu hastanenin ilki 2000 yılında yine Ankara’da kuruldu ve 14 yatakla 1000’e yakın lösemili kardeşimizi hayata bağladı. şimdi bu hastane büyüdü ve 400 yataklı ve çocuk / yetişkin onkoloji başta olmak üzere tüm branşlarda hizmet veren bir hastane, hasta oteli ve sadece lösemili kardeşlerimizin ücretsiz eğitimi için düşünülmüş bir okul ile kompleks bir yapı halini aldı. Ancak bu yapının bir problemi var.

400 yatağın yalnız 75’ine hasta bakım ruhsatı alınabildi ve geri kalan 325 yatak ile kanser tedavilerinde kullanılan en son teknoloji tıbbi cihazlar atıl bırakıldı. LÖSEV’in, LÖSEV’li ailelerin ve gönüllülerin çabalarına rağmen hala bir sonuç alınabilmiş değil. benim kişisel çabalarımla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kanun teklifi ve neden bu duruma gelindiğine dair soru önergesi verilmiş olsa da ne teklif yasalaştı, ne de önerge cevaplandı.

Türkiye’nin en donanımlı, Avrupa’nın en büyük onkoloji kenti olma özelliğini taşıyan bu hastaneye yapılan ayıbın ve lösemili kardeşlerimizle, yetişkin kanser hastalarımıza çektirilen bu cefanın takdirini siz değerli sözlük aileme bırakıyorum…

hastanemizi incelemek isteyenler için görsel tur linkini ekliyorum.

Leave your vote

0 oy
+1 Eksi oy

“Türkiye’nin En Büyük “Sağlık” Ayıbı: LOSEV Hastanesi” için 3 yorum

  1. Öncelikle böylesine önemli bir vakfa destek olduğun için seni tebrik ediyorum,

    Fakat sorununuz şu ki bir cemaat bu hastaneyi yapmadı;

    Zira ruhsatsız yapı ve işletme izinleri bir onların…

    Böyle vakıfların önü açılmaması gerçekten ülke ayıbı, çok yazık.

  2. {başlığı düzenleyen arkadaşa teşekkürler}

    aslına bakarsan LÖSEV adı pek çok spekülatif olaya karıştırıldı. yok efendim diyanet vakfının hastanesinden bilmemkaç milyon liraya doktor kadrosu satın aldı, yok efendim bakanlık kadrolarını çalıyor. bu tip asılsız mesnetsiz şeyler vakfı da, vakıftan yardım ve tedavi hizmeti alan aileleri de fazlasıyla yıpratıyor. rahmetli başbuğ Alpaslan Türkeş’in bir sözü vardır:

    MEVZU VATANSA HEPİMİZ ÖLELİM, MEVZU KOLTUKSA HEPİNİZ ÖLÜN

    fazla kin tutan biri değilimdir ama inşallah 25.000 çocuğun ahını alanlar da bu durumla en acı şekilde karşılaşır da hallerinden anlar…

  3. Başlığı dikkat çekmesi adına ben düzenledim can dost,

    Adını bu kadar farklı mevzularda görsek de önce kim söylüyor, sonra kime söylüyor, ne iddaa da bulunuyor diye baktığımızda emin ol doğrudan inanmaz kimse bu kadar hayırsever bir kurumun art niyetli faaliyet göstereceğine.

    Her ölümde parmakları olacak olanlar düşünsün, Allah yardım etsin vicdan versin!

Bir cevap yazın